<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Astronomi ve Bilim</title>
        <description>Astronomi,Fizik,Evren,Bilim,Kimya,Biyoloji,Genetik,Teknoloji,Matematik</description>
        <link>http://evrenbilim.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 03:27:20 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>KÜRESEL ISINMA 2009'DAN SONRA ARTACAK</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/kuresel-isinma-2009-dan-sonra-artacak_3888326.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/kuresel-isinma-2009-dan-sonra-artacak_3888326.html</guid> 
            <description>Çevre uzmanları, küresel ısınmanın 2009 yılından sonra artacağı tahmininde bulundular.
&lt;P&gt;Küresel ısınmanın, 21. yüzyılda karbon gazı salımının etkisiyle artacağı yönündeki genel uyarının yanında, 2005 yılını takip eden 10 yıl içindeki olasılıklara değinen İngiliz bilim adamlarının raporunda, insanın neden olduğu küresel ısınmadan ziyade, doğal etkenlerin sebep olduğu iklim değişikliği üzerinde duruldu. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG height=259 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.ntvmsnbc.com/news/270814.jpg&quot; width=300 border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=textBodyBlack&gt;Tahminde bulunmak için, El Nino ile okyanus sirkülasyonundaki diğer dalgalanmalarla ısı üzerinde çalışmalarda bulunan uzmanların Science dergisinde yayımlanan raporuna göre, dünya gerçek ısınmayla 2009 yılında tanışacak. 2009&amp;#8217;a kadar ise doğal güçler, insanın yol açtığı tahmini ısınmayı dengeleyecek.&lt;BR&gt;Ntvmsnbc&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/kuresel-isinma-2009-dan-sonra-artacak_3888326.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 14 Aug 2007 12:50:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BARAJLARI DOLDURACAK &quot;AKILLI BULUT&quot; PROJESİ</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/barajlari-dolduracak-akilli-bulut-projesi_3888306.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/barajlari-dolduracak-akilli-bulut-projesi_3888306.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Saydam, &amp;#8220;Akıllı Bulut Yönetimi&amp;#8221; projesiyle barajları yağmur ve kar suyuyla doldurabileceğini iddia etti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ANKARA - Hacettepe Üniveritesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Cemal Saydam, yaklaşık 15 yıldır üzerinde çalıştığı &amp;#8220;Akıllı Bulut Yönetimi&amp;#8221; projesiyle, tabiatın sırrını çözdüğünü söyledi. Saydam&amp;#8217;ın projesinde sahra tozu tohumları, uygun nem ve sıcaklıktaki buluta bırakılıyor, yarım saat sonra yağış başlıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=textBodyBlack&gt;Bulutların içinde buhar ve kristal buz parçacıkları bulunduğunu anlatan Prof. Saydam, buz parçacıklarının büyüklüğünün yağmur ve kar yağışını belirlediğini kaydetti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;#8220;Buz parçacıkları büyükse yaz aylarında yağmur kış aylarında ise kar yağışı meydana gelir&amp;#8221; diye konuşan Saydam, bulutlara dışarıdan müdahale ederek buz kristallerinin sayısını artırabileceğini ve büyümesini sağlayabileceğini bildirdi. Saydam, projenin, yapay deneylerinin başarılı olduğunu söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ABD&amp;#8217;de 1950&amp;#8217;li yıllarda buna benzer bir çalışma yapıldığını ancak başarılı olamadıklarını ifade eden Saydam, &amp;#8220;Benim projem, onlarınkinden farklı. Dünyada bir ilk olacak. Buna benzer çalışmaları İsrail de yapıyor ve giderek başarıya yaklaşıyor&amp;#8221; dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;SAHRA TOZU TOHUMLAMA YÖNTEMİ&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Saydam, &amp;#8220;sahra tozlarının bulut içinde yağmuru nasıl tetiklediğini&amp;#8221; ispatladığını belirterek, &amp;#8220;Yağmurdan sonra camların üstü sarı lekelerle kirleniyor. İşte bunlar rüzgarla buluta, buluttan da yağmurla yere inen sahra tozlarıdır&amp;#8221; diye konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Her sahra tozunun yağmura neden olmadığını anlatan Saydam, &amp;#8220;Yaptığımız incelemeler sonucunda hangi sahra tozunun yağmura neden olduğu belirledik. Güney Tunus&amp;#8217;tan sahra toprağı aldık&amp;#8221; dedi.</description>
            <pubDate>Tue, 14 Aug 2007 12:46:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>6 YENİTÜR BULUNDU</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/6-yenitur-bulundu_3887552.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/6-yenitur-bulundu_3887552.html</guid> 
            <description>&lt;H2&gt;
Demokratik Kongo Cumhuriyeti&amp;#8217;nin, şiddet nedeniyle onlarca yıldır girilemeyen doğu kesiminde, aralarında bir yarasa ve iki kurbağa olmak üzere 6 yeni canlı türü bulundu.&lt;/H2&gt;
&lt;P&gt;NEW YORK - Merkezi New York&amp;#8217;ta bulunan Doğal Hayatı Koruma Derneği, Ocak ve Mart ayları arasında, Tanganyika gölünün batısındaki ormanda araştırma yapan uzmanların, 6 yeni tür keşfettiklerini açıkladı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG height=199 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.ntvmsnbc.com/news/270723.jpg&quot; width=300 border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=textBodyBlack&gt;Derneğin açıklamasında, 1000 kilometrekarelik bozulmamış bir alanda, deniz seviyesinden 2725 metre yükseklikte yapılan araştırma sonucunda yarasa ve kurbağalarla birlikte bir kemirgen, iki fare ve iki kurbağa türünün ortaya çıkarıldığı belirtildi. 
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;1%&quot; align=center border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&lt;IMG height=205 alt=&quot;&quot; hspace=0 src=&quot;http://www.ntvmsnbc.com/news/270732.jpg&quot; width=460 align=absBottom border=0&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;BR&gt;
&lt;P class=textBodyBlack&gt;Açıklamada, bölgenin biyolojik açıdan çok zengin olduğu, çok sayıda şempanze, bufalo, fil, leopar ve maymun barındırdığı kaydedildi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Araştırmacı Andrew Plumptre, çok kısa süre içinde 6 yeni tür bulduklarını, daha fazla zamana sahip olmaları halinde bu sayının artabileceğini söyledi.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ntvmsnbc&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/6-yenitur-bulundu_3887552.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 13 Aug 2007 23:16:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GÜNEŞ SİSTEMİ DŞINDA SÜRPRİZ GEZEGEN</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/gunes-sistemi-dsinda-surpriz-gezegen_3887498.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/gunes-sistemi-dsinda-surpriz-gezegen_3887498.html</guid> 
            <description>&lt;H1&gt;
Güneş sistemi dışında sürpriz gezegen&lt;/H1&gt;
&lt;H2&gt;
Bir yıldızın yörüngesinde dönen yeni gezegen, Jüpiter&amp;#8217;den yüzde 70 daha büyük. Bilim insanlarına göre, gezegen öyle büyük ki, gizeminin varolan teorilerle açıklanması çok güç.
Herkül takım yıldızında bulunan gezegene TrES-4 adı verildi. Gezegen, Jüpiter&amp;#8217;den yüzde 70 daha büyük.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dünyadan yaklaşık 1500 ışık yılı uzakta olan gezegen, ana yıldız etrafındaki dönüşünü yaklaşık 3.55 günde tamamlıyor. Bu da yeni gezegende bir yılın bir haftadan daha az olması anlamına geliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ana yıldızdan 7 milyon kilometre uzakta olmasına rağmen gezegenin yüzeyinin sıcaklığının 1327 derece olduğu tespit edildi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yeni gezegen dünyayla yıldızı arasından geçerken yıldızın ışınlarının yüzde birini engelliyor. Bu da parlaklığını azaltıyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bilim dünyası, dev gezegenin keşfini sevinçle karşıladı. Zira, uzmanlar mevcut bilimsel verilerle açıklanamayacak kadar büyük olan gezegenin incelenmesinin, güneş sisteminin dinamiklerini daha iyi anlamak adına önemli bir adım olacağını düşünüyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gökbilimciler, yeni keşifleriyle işgili ayrıntıları Astrophysical Journal dergisinde yayımlayacaklar.&lt;BR&gt;NTVMSNBC&lt;/H2&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/gunes-sistemi-dsinda-surpriz-gezegen_3887498.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 13 Aug 2007 23:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GÖKYÜZÜNDE METEOR ŞÖLENİ</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/gokyuzunde-meteor-soleni_3879147.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/gokyuzunde-meteor-soleni_3879147.html</guid> 
            <description>&lt;H1&gt;
Gökyüzünde meteor şöleni&lt;/H1&gt;
&lt;H2&gt;
Gökyüzü meraklıları için en ilgi çekici olaylarından biri olan, &amp;#8220;yıldız kayması&amp;#8221; olarak bilinen perseid meteor yağmurları bu gece ve Pazar gecesi izlenebilecek.
İSTANBUL - Ankara Üniversitesi Rasathanesi Öğretim Görevlisi Yahya Demircan, her yıl Temmuz-Ağustos döneminde gözlenen ve 11-12 Ağustos&amp;#8217;ta en fazla sayıya ulaşan perseidlerin meteor yağmurları içinde en çok bilineni olduğunu söyledi. 

&lt;P class=textBodyBlack&gt;Halk arasında &amp;#8220;yıldız kayması&amp;#8221; olarak da bilinen perseid meteor yağmurlarının yıldızlarla ilgisinin olmadığını anlatan Demircan, meteor yağmurlarının, güneş çevresinde değişik yörüngelerde dolanan irili ufaklı gök taşlarının dünya atmosferine girmesiyle oluştuğunu dile getirdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Perseid meteor yağmurunun maksimum yoğunluğa ulaşacağı 11-12 Ağustos gecelerinde saatte ortalama olarak 100 meteor gözlenebileceğini tahmin ettiklerini ifade eden Demircan, &amp;#8220;Ancak unutmamalıyız ki, bu sayı, ancak en iyi gözlem şartlarında ulaşılabilecek olan sayıdır. Hava koşulları (bulutlar, hava kirliliği, sis ve benzeri) ışık kirliliğinin miktarı ve Ay&amp;#8217;ın evresi... Özellikle dolunay evresinde ve bölgenin yakınlarında bulunan bir Ay, gözleyebileceğiniz meteor sayısını büyük ölçüde azaltacaktır&amp;#8221; dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;2007&amp;#8217;nin meteor yağmurları açısından şanslı bir yıl olduğunu belirten Demircan, şehir ışıklarından uzak ve daha iyi atmosfer koşullarına sahip bir gözlem yeri seçerek tüm gece boyunca muhteşem doğa olayının izlenebileceğini söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ankara Üniversitesi Rasathanesi&amp;#8217;nin, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Perseid meteor yağmuru için kapılarını astronomi meraklılarına açacağını belirten Demircan, &amp;#8220;İki gece boyunca çıplak gözle ve teleskoplarla göky.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/gokyuzunde-meteor-soleni_3879147.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 13 Aug 2007 11:24:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>7 YIL SONRA YERKÜRE 0.3 DERECE DAHA SICAK OLACAK</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/7-yil-sonra-yerkure-0-3-derece-daha-sicak-olacak_3871618.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/7-yil-sonra-yerkure-0-3-derece-daha-sicak-olacak_3871618.html</guid> 
            <description>&lt;H1&gt;
7 yıl sonra yerküre 0.3 derece daha sıcak olacak&lt;/H1&gt;
&lt;H2&gt;
İngiliz bilimadamları, insan etkisinin yanı sıra okyanuslarda oluşan akıntılar ve kısa vadedeki doğa olaylarının 10 yıl içinde sıcaklık artışını nasıl etkileyeceğini tahmin eden bir model oluşturdu.
İSTANBUL - Bu modele göre, gelecek 7 yılda yerküre, 0.3 santigrad derece daha sıcak olacak. Bu da bizi bugüne kadar yapılan tahminlerden daha vahim bir tablonun beklediğini gösteriyor... &lt;BR&gt;
&lt;P class=textBodyBlack&gt;Bugüne dek önümüzdeki yüzyılda yerkürenin ne kadar ısınacağına ışık tutabilecek tahminlere dayanan pek çok model geliştirildi. İngiliz bilimadamlarıysa, bu kez daha yakın geleceğe önümüzdeki 10 yıla bakıyor. Bu tahminler, küresel ısınmanın çok daha yakın zamanda insanlığı tehdit edeceğini gösteriyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Science dergisinin geniş yer ayırdığı modelden elde edilen verilere göre; ısı artışı 2009-2014 arasında daha önceki tahminleri aşacak. Yyerküre gelecek 7 yılda 0.3 derece daha sıcak olacak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Uzmanlar, okyanus akıntıları ve kısa süre önce gerçekleşen kasırgaların esas alındığı bilgisayar tabanlı modelin en ayrıntılı ve en doğru tahminleri yapabileceği konusunda iddialı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Zira, modele insan faktörünün yanı sıra okyanusların ısınması, sera gazlarının salımı, fosil yakıtların etkileri ve volkanik patlamalar da katılıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bilimadamları, bu sayede insanların yüzyıl içinde kendilerini bekleyen küresel ısınma tehdidi yerine yakın gelecekteki tehlikeye karşı daha etkin önlemler alacağını umut ediyor.&lt;BR&gt;Kaynak:Ntvmsnbc&lt;/P&gt;&lt;/H2&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/7-yil-sonra-yerkure-0-3-derece-daha-sicak-olacak_3871618.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Aug 2007 15:00:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>IBM TEKNOLOJİSİ UZAYDA</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/ibm-teknolojisi-uzayda_3871592.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/ibm-teknolojisi-uzayda_3871592.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG height=10 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.btnet.com.tr/indeximages/spacer.gif&quot; width=186 border=0&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;IMG height=6 alt=&quot;&quot; src=&quot;http://www.btnet.com.tr/indeximages/spacer.gif&quot; width=186 border=0&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;NASA&amp;#8217;nın Mars&amp;#8217;ta yaşam olduğuna dair izleri araştırmak için yola çıkan Mars Phoenix Lander uzay mekiğinin ana bilgisayarı, IBM&amp;#8217;in Power yongalarıyla donatıldı. 420 milyon dolara mal olan Mars Phoenix Lander uzay mekiğinde, yolculuk ve yüzey araştırmaları boyunca temel sistemlerin beyni olacak BAE Systems&amp;#8217;ın RAD6000 bilgisayarı, gücünü Power işlemcilerden alıyor. Mars Phoenix Lander, Mars&amp;#8217;ın kuzeykutbunda buz tutmuş gezegen yüzeyini delerek farklı katmanlarda hayat kalıntıları arayacak. Mars&amp;#8217;ın atmosferindeki iklim değişikliklerini inceleyecek mekiğin elde edeceği bilgiler, küresel ısınmaya karşı alınacak önlemlere temel oluşturacak. Power işlemcileri, günlük hayatta otomobillerde ve süperbilgisayarlarda kullanılıyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;BT net&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/ibm-teknolojisi-uzayda_3871592.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Aug 2007 14:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>FRAKTAL</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/fraktal_3867537.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/fraktal_3867537.html</guid> 
            <description>Fraktal parçalanmış ya da kırılmış anlamına gelen Lâtince fractus kelimesinden gelmiştir. İlk olarak 1975'de Polonya asıllı matematikçi Benoit Mandelbrot tarafından ortaya atıldığı varsayılır. Kendi kendini tekrar eden ama sonsuza kadar küçülen sekilleri, kendine benzer bir cisimde cismi oluşturan parçalar ya da bileşenler cismin bütününü inceler. Düzensiz ayrıntılar ya da desenler giderek küçülen ölçeklerde yinelenir ve tümüyle soyut nesnelerde sonsuza kadar sürebilir; tam tersi de her parçanın her bir parçası büyütüldüğünde, gene cismin bütününe benzemesi olayıdır. Doğada görebilen örnekler örneğin bir kar tanesi ya da bazı bitkilerin yapısı dir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-Teoremin gelişimi== Benoit Mandelbrot, IBM Laboratuvarlarında çalışmaya başladığında Oyun Teorisi, iktisat, emtia fiyatları gibi çeşitli alanlarda çalışan bir mühendisti. Bu çalışmalarını tamamladığında veri iletim hatlarındaki gürültü üzerinde çalışmaya başladı. Mühendisler, veri aktarımı sırasında oluşan gürültü karşısında çaresiz kalmışlardı. Mühendislerin bu soruna bulabildikleri en iyi çare sinyal gücünü arttırmaktan ileri gidememişti. Fakat sinyal gücünün arttırılması da tam bir çözüm sağlamamıştı. İletişim esnasında halen gürültüye bağlı hatalar oluşmaktaydı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İletim hatlarındaki gürültü doğası gereği gelişi güzel olmasına rağmen kümeler halinde gelmekteydi. İletişim süresi boyunca hatasız periyotlar arasında hatalı periyotlar yer almaktaydı. Hatalı periyotların incelenmesi, hata paterninin sanıldığından daha karmaşık olduğunu ortaya koymuştur. Mandelbrot, bir günlük veri trafiğini birer saatlik periyotlara ayırdı. Daha sonra, hatanın gözlendiği periyotları ele alıp bu periyotlar yirmişer dakikalık parçalara böldü ve yine gördü ki, bu birer saatlik periyotların içinde de yine hatasız bölümler bulunmaktaydı. Mandelbrot, hatalı bölümler daha kısa zaman aralıklarına bölmeye devam etti. Ve sonunda hatasız periyotların halen var olduğunu gösterdi. Bu arada aykırı bir d.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/fraktal_3867537.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Aug 2007 12:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>FİBONACCİ ve ALTIN ORAN</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/fibonacci-ve-altin-oran_3867525.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/fibonacci-ve-altin-oran_3867525.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Altın Oran&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Altın oran, pi (phi) sayısı olarak bilinir.&lt;BR&gt;neticede matematiksel bir kavramdır ve değeri de&lt;BR&gt;1,618 dir. Fibonacci sayıları ve altın oran&lt;BR&gt;matematiğin en ilgi çekici konuları arasındadır.&lt;BR&gt;Leonardo Fibonacci 13. yüzyılda yaşamış bir&lt;BR&gt;İtalyan matematikçisiydi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;FIBONACCI DIZISI:&lt;BR&gt;1,1,2,3,5,8,13,21,34,55,89,144....&lt;BR&gt;Bu diziye baktığımız zaman onun basit bir kurala&lt;BR&gt;dayanarak oluşturulduğunu görebiliriz. Bu kuralı&lt;BR&gt;sözcüklerle ifade edersek; her sayı (ilk ikisi&lt;BR&gt;dışında) kendisinden önce gelen iki sayının&lt;BR&gt;toplamından oluşmuştur.&lt;BR&gt;Ari kovanlarında yasayan dişi arıların sayısının&lt;BR&gt;erkek arıların sayısına bölündüğünde hep ayni sayı&lt;BR&gt;elde edilir. Yani 1.618&lt;BR&gt;Leonardo Da Vinci nin ünlü çıplak erkeğini&lt;BR&gt;gösteren Vitruvius adamında da ayni oranlar&lt;BR&gt;mevcuttur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Altın Oran in Görüldüğü ve Kullanıldığı Yerler&lt;BR&gt;1. Ayçiçeği: Ayçiçeğinin merkezinden dışarıya&lt;BR&gt;doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru tane&lt;BR&gt;sayılarının birbirine oranı, altın oranı verir.&lt;BR&gt;2. Papatya Çiçeği: Papatya Çiçeğinde de&lt;BR&gt;ayçiçeğinde olduğu gibi bir altın oran mevcuttur.&lt;BR&gt;3. İnsan Kafası: Bildiğiniz gibi her insanin&lt;BR&gt;kafasında bir ya da birden fazla saçların çıktığı&lt;BR&gt;düğüm noktası denilen bir nokta vardır. İşte bu&lt;BR&gt;noktadan çıkan saçlar doğrusal yani dik değil, bir&lt;BR&gt;spiral, bir eğri yaparak çıkmaktadır. İşte bu&lt;BR&gt;spiralin ya da eğrinin tanjantı yani eğrilik açısı&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;bize altın oranı verecektir.&lt;BR&gt;4. İnsan Vücudu: İnsan Vücudunda Altın Oran in&lt;BR&gt;nerelerde görüldüğüne bakalım:&lt;BR&gt;4.1. Kollar: İnsan vücudunun bir parçası olan&lt;BR&gt;kolları dirsek iki bölüme ayırır(Büyük(üst) bölüm&lt;BR&gt;ve küçük(alt) bölüm olarak). Kolumuzun üst&lt;BR&gt;bölümünün alt bölüme oranı altın oranı vereceği&lt;BR&gt;gibi, kolumuzun tamamının üst bölüme oranı yine&lt;BR&gt;altın oranı verir.&lt;BR&gt;4.2. Parmaklar: Ellerimizdeki parmaklarla altın&lt;BR&gt;oranın ne alakası var diyebilirsiniz. İşte size&lt;BR&gt;alaka... Parmaklarınızın üst boğumunun alt boğuma&lt;BR&gt;o.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/fibonacci-ve-altin-oran_3867525.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Aug 2007 12:16:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BÖCEKLER BÖYLE GÖRÜYOR</title>
            <link>http://evrenbilim.blogcu.com/bocekler-boyle-goruyor_3867084.html</link>
            <guid>http://evrenbilim.blogcu.com/bocekler-boyle-goruyor_3867084.html</guid> 
            <description>&lt;H1&gt;&amp;nbsp;&lt;/H1&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG class=img alt=&quot;&quot; src=&quot;http://teknoloji.milliyet.com.tr/fotobuyuk/82007/9842bocek.jpg&quot;&gt; &lt;/P&gt;
&lt;H2&gt;Norveçli bir bilim adamı, insan gözünün görebildiğinden çok daha geniş bir ışık yelpazesini görme kapasitesi bulunan böceklerin çiçekleri nasıl gördüğünü saptadı.&lt;/H2&gt;
&lt;H3&gt;&lt;/B&gt;Norveçli Bjorn Roslett, insan gözüyle görülemeyen bu renk ve desenleri ultraviyole ışıkla fotoğrafladı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Fotoğraflarda görülen renkler temsili olsa da, insan gözüne tek renkli olarak görünen birçok çiçeğin, böcekler tarafından rengârenk ve desenli olarak görüldüğü ortaya çıktı. Desenlerin, böcekleri çiçeklerin üzerindeki polene yönlendirdiği sanılıyor. &lt;BR&gt;&lt;/B&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kaynak:milliyet.com&lt;/P&gt;&lt;/H3&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://evrenbilim.blogcu.com/bocekler-boyle-goruyor_3867084.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 11 Aug 2007 23:33:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://evrenbilim.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>